Poliüretan Sağlıklı Mı? (Veya Biz Bu Soruyu Ciddiye Almalı Mıyız?) İzmir’de yaşayan 25 yaşında, hayatı biraz fazla ciddiye almadan ama her şeyi derin derin düşünüp esprili bir şekilde anlatmaya çalışan biriyim. Şimdi bana bir gün bir arkadaşım “Poliüretan sağlıklı mı?” diye sordu. “Ne demek sağlıklı mı?” dedim, “Poliüretan içeceğiz, bir şey mi olacak?” O da bana, “Ya ciddi soruyorum, evdeki halı sağlıklı mı?” dedi. Yani anlayacağınız, bazen hayatın bu kadar basit soruları bile insanı öyle bir düşünmeye zorluyor ki, bir anda “Poliüretan sağlıklı mı?” diye sormaya başladım kendi kendime. Poliüretan Nedir, Nerede Kullanılır? Önce bir durup, Poliüretan nedir, bunu anlamamız…
Yorum BırakSade Yaşam Tüyoları Yazılar
Kesirler Tam Sayı Olur Mu? Kayseri’de, 25 yaşımda bir gencim. Son zamanlarda bol bol günlük tutuyorum, çünkü yazmak bazen bir insanın kalbindeki yükleri hafifletiyor. Bu yazıda anlatmak istediğim şey, biraz kafamı karıştıran ama aynı zamanda çok şey öğreten bir sorudan geliyor: “Kesirler tam sayı olur mu?” Bu basit matematiksel bir soru gibi görünebilir ama bir şekilde hayatımın bir parçası haline geldi. Ve o sorunun cevabını bulmaya çalışırken yaşadıklarımı, duygularımı bir kenara koyamıyorum. Hayatımda İlk Kesir Geçen hafta, okulda dersler arasında birkaç dakika boşluğum vardı. Herkes bir yerlere koşuyordu, ben ise bir kenara çekilip, sadece etrafı izliyordum. O an, sabahki matematik…
Yorum BırakTürkNet Ücretsiz Modem Veriyor mu? Bir Siyaset Bilimi Perspektifiyle İnceleme Hayatımızın her alanı teknolojiyle iç içe geçmişken, internet bağlantısının sağlanması gibi temel hizmetler, bireylerin toplumsal bağlamdaki yerini ve devletle olan ilişkisini doğrudan etkileyebilir. Peki ya bu hizmetlerin sağlanmasındaki güç dinamikleri ne durumda? TürkNet’in ücretsiz modem verip vermemesi gibi bir soru, sadece ekonomik ve ticari bir tercih meselesi olmanın ötesine geçer; aynı zamanda güç ilişkileri, kurumlar arası etkileşimler ve toplumsal düzenle ilgili önemli bir soruya işaret eder. Bu yazıda, TürkNet’in ücretsiz modem verme politikasını siyaset bilimi perspektifinden inceleyeceğiz. İktidar, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi kavramlarını çerçeve alarak, günümüz dijital çağında bu…
Yorum BırakTali Yol İşareti: Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Perspektifinden Bir İnceleme Hayatın içinde aldığımız her karar, bir yol ayrımında olduğumuzu hissettirir. Bazen kendimizi çok net bir yolun başında buluruz, bazen ise belirsiz, dalgalı bir yönelimin içinde. Bir sabah kalktığınızda, hayatınıza yön verecek yeni bir karar alacağınızı düşündüğünüzde, içsel bir soruya takılabilirsiniz: Bu yol doğru mu? İşte tam da bu noktada, insanın bu bilinçli yolculuğunda aldığı kararları, toplumsal bağlamda etkileşimde olduğu dünyayı ve insanlık durumunu anlamaya çalışan felsefi bir yaklaşım devreye girer. Bir yolun, tercihin ya da alternatifin iç yüzünü anlamak, bize yalnızca günlük kararlarımızı açıklamakla kalmaz; aynı zamanda varoluşumuzu, bilgimizi ve…
Yorum BırakDuyarlılık Ne Demek Kimya? Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi konular, günümüzde sadece akademik çevrelerde değil, günlük hayatımızın her alanında önemli bir yer tutuyor. Ancak bu kavramları bir arada düşündüğümüzde, çoğu zaman “duyarlılık” kelimesi sıklıkla karşımıza çıkar. Peki, duyarlılık ne demek kimya? Bu, hem sosyal ilişkilerimizde hem de toplumsal yapımızda oldukça önemli bir yer tutuyor. Bir kimyasal reaksiyon gibi, duyarlılık da toplumdaki dinamikleri ve ilişkileri dönüştürebilir. Hadi gelin, bu konuyu günlük hayatın içinden örneklerle ele alalım. Duyarlılık: Basit Bir Kavramdan Öte Duyarlılık, genelde bir olay ya da duruma karşı hassasiyet, farkındalık ve empati gibi anlamlarda kullanılır. Fakat bu, sadece…
Yorum BırakKars Kağızman Hangi Boydan? Toplumsal Yapılar ve Bireylerin Etkileşimi Toplumların kökenleri, bireylerin kimliklerinin şekillenmesinde büyük bir rol oynar. Bu kimlik, yalnızca ailemizden ya da çevremizden aldığımız değerlerle değil, aynı zamanda çok daha derin, tarihsel, kültürel ve coğrafi bağlarla da biçimlenir. Kars’ın Kağızman ilçesinin etnik yapısı da tam olarak böyle bir örnek oluşturur. Peki, bu yerleşim yerinin halkı hangi boydan gelir? Bu soru sadece bir etnik kimlik meselesi midir, yoksa bu kimliğin toplumsal yapılarla, geleneklerle ve güç ilişkileriyle nasıl şekillendiği hakkında daha derin bir sorgulama yapmamız gereken bir alan mıdır? Her toplumda olduğu gibi, Kağızman’da da toplumsal yapılar, insanların kimliklerini inşa…
Yorum BırakHücre Zarının Özellikleri: Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışlarının arkasındaki bilişsel ve duygusal süreçleri anlamak, bir yandan son derece karmaşık, diğer yandan derinlemesine keşfe değer bir yolculuktur. Bir hücre zarının basitçe biyolojik bir engel işlevi gördüğünü düşünebiliriz. Fakat bu zar, insan beynindeki bir davranış ya da duygunun temelindeki çok daha derin bir yapıyı anlamamıza yardımcı olabilir mi? Hücre zarının özelliklerini psikolojik bir perspektiften ele almanın, insana dair yeni bir içgörü kazandırabileceğini düşünüyorum. Çünkü, tıpkı hücre zarının dışarıdan gelen uyaranlara ve içerideki bileşenlere duyarlı olması gibi, bizler de duygusal, bilişsel ve sosyal çevremize karşı hassas bir şekilde tepki veririz. Peki, hücre…
Yorum Bırak“Allah Bereket Versin” Nasıl Söylenir? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışlarının ardında yatan bilişsel ve duygusal süreçler her zaman ilgimi çekmiştir. Günlük hayatta, kelimeler çoğu zaman düşündüğümüzden çok daha derin bir anlam taşır. “Allah bereket versin” gibi basit bir ifade, yalnızca dini bir dua olmanın ötesinde, birinin yaşamındaki farklı psikolojik dinamikleri yansıtan önemli bir cümledir. Peki, bu ifade gerçekten ne anlama gelir? Bunu nasıl söyleriz ve birine ne gibi duygusal, bilişsel ya da sosyal etkiler yapar? İnsanların bu tür ifadeleri kullanırken hangi psikolojik süreçler devreye giriyor? Bu yazıda, “Allah bereket versin” ifadesinin psikolojik boyutlarını üç temel perspektiften inceleyeceğiz: bilişsel, duygusal…
Yorum BırakYaprağın Görevi: Edebiyatın Sözleriyle Doğanın Anlatısı Kelimelerin gücü, yalnızca anlamlarıyla sınırlı değildir. Onlar, birer anahtar gibi kapalı dünyaları açar, bilinçaltımızın derinliklerine iner ve her bir harf, bir iz bırakır. Anlatılar, seslerin içinden doğar; bazen bir yaprağın rüzgârda savruluşu gibi zarif, bazen de fırtına gibi güçlüdür. Edebiyat, doğa ile kurduğumuz ilişkiyi, bazen insan ruhunun en derin köşelerindeki izlerle, bazen de dış dünyadaki sesler ve görüntülerle birleştirir. Ve işte bu yazıda, yaprağın görevi üzerinden doğa ile edebiyatın kesişim noktasını keşfedeceğiz. Yaprağın, yalnızca biyolojik bir işlevi değil, aynı zamanda edebi bir sembol olarak da anlam kazandığını göreceğiz. Yaprağın Biyolojik Görevi: Doğanın Temsilcisi Fotosentez…
Yorum Bırakİlk Radyo Yayını Ne Zaman Alo Alo? İktidar, İdeoloji ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimi Perspektifi Bir siyaset bilimcisi olarak, güç ilişkilerinin, toplumsal yapıları nasıl şekillendirdiğini ve medyanın, ideolojilerin yayılmasındaki rolünü sorgulamak, her zaman ilgi uyandırıcı olmuştur. Gücün, iktidarın ve medyanın kesiştiği noktada, toplumsal düzen ve bireylerin kimlikleri de şekillenir. Bu yazıda, ilk radyo yayınının sadece teknik bir gelişme olmadığını, toplumsal değişimin bir simgesi olduğunu savunacağız. Radyo, yalnızca sesleri iletmekle kalmamış; aynı zamanda güç ilişkilerini yeniden yapılandırmış, ideolojilerin yayılmasında etkin bir araç haline gelmiştir. Peki, “Alo Alo?” ilk kez radyo frekanslarında yankılandığında, ne tür toplumsal ve siyasal dönüşümler yaşandı?…
Yorum Bırak